Alıştıkça ölür insan. Sevgiye alışır, acıya alışır, şöhrete alışır, günaha alışır ve sair her eylem ve duygulara alışır insan. Tertemiz başlar önce hayata, gittikçe alışır ve alıştıkça ölür hayatta. Sarf olan her vakit geri gelmeyen bir harcanmış hazinedir. Bu hazinenin her sikkesi paha biçilemeyecek kadar değerli olsa da, değer bilmeyenlerin elinde hiçlik ile takas olur ve ölür. (daha fazla…)
Share on Facebook Learn More
Aşksız bir sabaha uyandığında aşkın zevkini yaşatacak kadar güzel olandır İstanbul. Sevgili kadar şefkatli, ruhlara heyecan veren bir bayram sabahı kadar nur yüzlü, gökyüzünde bir başka mavilik, aşkın somutlaşan en güzel yüzüdür İstanbul. Yaklaştıkça denizine sahil olur gönüllere, yanaşan her vapurdan duygular akar iskelelere ve kuşları başka nağmelerle karşılar her hezeyanlı günbatımında. Bir başkadır İstanbul, her gönülde aşk olup, tarihin hançerlerine göğüs gerebilecek kadar cesur şehri Anadolu’nun. Sevenlerine annenin buğulu gözyaşlarıyla merhamet gösteren ilim şehri… Zevk ve sefa ile her gün kan damlıyor yaşlı gözlerinden, akan her kanda tarihten hatıralar. Güzeller güzelinin yüzüne hiç yakışmıyor maskeler, makyajlar ve patavatsız gülüşler; isyankar bir ruh haletiyle yorgun ve mahzun şimdi. Ümidiyle yaşıyor eski günlerin, Fatih’in ilk gününü düşünerek geçiriyor her geceyi, sabrediyor sonsuz bir metanetle. Islak gözleri, yaşlı kalbi, utangaç yanakları… Aşk bekliyor ve aşkla bekliyor yine boğaz aşıklarını… Uyudu yine… Şşşşşşt…
Mustafa Gerdan
Share on Facebook Learn More
Yorumlar