Akıllı ve Zeki

intuitivecompassAkıllı ve zeki kelimelerini çoğu zaman aynı manada kullanırız. Halbuki arada keskin bir ayrım vardır. Zeka, insan adedince değişen parmak izi gibi farklı seviyelerdedir. Her insanın farklı zeka seviyeleri olmasına karşın, zeka seviyesi daha yüksek olan insanların daha şanslı görülmesi bir noktada ilahi adalete isyan içerir. Değerli olanın zeki olmak olduğunu düşünürüz bir çoğumuz. Halbuki hakikat biraz farklıdır, ki adalet de bu farklılıkla birlikte tecelli eder.

Zeka, yolları görmeye yarar. Çözüme giden sonsuz adet yol olsun mesela. İnsan zeka seviyesine göre çözüme giden yol görür diyebiliriz. Fakat değerli olan daha çok yol görmek değil, yollardan hangisinin doğru olduğunu görebilmektir. (daha fazla…)

Share on Facebook Learn More

Vicdan ve Denge

mustafa gerdanVicdan, dünyaya ait heves ve arzuların kara buzları ile çevrelenmiş, sonsuzluğu arzulayan nurdan bir aşk küresi. Yakmak ister buzları ki ulaştırsın ruhu ötelere, bu arzuyla bilenir ama zor iş kara buzlarını eritmek dünyanın, çelikten yumuşak irade. İnsan, bu savaşın ev sahibidir kevn-ü mekânda. İçinde bir dünya, kendi bir dünya, perdesi bir dünya… Böyle bir savaşın içinde dengeyi kurmak ve korumak ise kutlu bir vazife onun için, ötelerden bir lütuf.

Vicdan ferahlığına ulaşmak için gerekli olan denge ise dünya zıtlıkları için ortayı bulmak değil, her hali gerektiğince yaşamak, ve dahi bu hallerin devamı sürecinde nokta-i istinadından, tevhidden uzaklaşmamaktır. Ne beyaz ne siyah olmamak değil, bembeyaz olmak için savaşırken, karanlıktan olabildiğince uzak kalmak için çabalamak, karanlığa gölgesi değdiğinde ise nuru arzulamaktır. Bu denge için vicdanın sesi her daim duyulur olmalı, nefis aynı nispette susturulmaya çalışılmalıdır, ki ruh kaybetmesin nokta-i istimdadını, perçinli kalsın kalbe. (daha fazla…)

Share on Facebook Learn More

Ask Muvazenesi

Picture 1Kalp, sağdaki vicdan ve irade, soldaki şeytan ve nefis cephelerinin ortasında boynu bükük itaat edendir…Emri ya nefisten alır, ya vicdandan. Vicdanın gelişmesini ve beslenmesini sağlayan iradedir. İrade ne kadar çalışırsa vicdan o kadar şuurlanır ve kalbe emir vermede o kadar güçlenir. Bununla beraber, vicdan ne kadar şuurlanır da kalbi iyiye yönlendirirse irade o kadar güçlenir. Kalp ise körü körüne bağlanandır. Aldığı emir doğrultusunda sonuna kadar gitmeyi arzular, emir ne olursa olsun. Ve bu emirler kalbi ya karartır, ya da inşiraha ulaştırır.

Öte yandan şeytan nefsin akıl hocasıdır. Şeytan nefse neyi ders verirse nefis onun için ağlayıp sızlar ve kalbe istediğini yaptırmaya çalışır. Nefis bir bebek gibidir. İstediği şeyi elde etmek için ağlar, irade karşı koyduğunda burnu yere sürter. Fakat istediğini her aldığında daha da güçlenir ve iradeye meydan okuması, üstün gelmesi muhtemelleşir. İstediklerini yaptıran nefis gittikçe güçlenir ve istediği verilmemek istendiğinde daha çok ağlar artık. Her seferinde ‘bu sefer son’ diye isteği yerine getirilen nefis artık zıvanadan çıkar ve bir süre sonra o isteğini vermeden rahat ettirmeyeceği hissine sürükler. (daha fazla…)

Share on Facebook Learn More