Bataklıkta temiz kalmak ne kadar da zor; ne kadar da zor temiz kalmak. Kirlendikçe arzulamak temiz olmayı ne kadar rahmete susamış bir dua. En büyük ilaç için ağlarken açılan eller semaya, ne kadar da masumane ve temiz olan aslında ağlamak. Kırılan kalpler, gözyaşıyla sömürülen gözler, çatlayan gönüller, kahrolan hayatlar… Rahmete vabeste her ruh; onsuz yarım, kırılgan ve sevimsiz. Yağmursuz toprak gibi zorla çiçek veren gönüllerde yetişmeyecek elbette sevda, açılmalı eller semaya, sırılsıklam olmalı rahmet yağmurlarıyla. Hayat şiirlerinin kafiyesi olmalı gerçek aşk, kapılmamalı cerbezesine et yığınlarının, kırılmamalı yağmurlar, yağmur gibi akmalı gönüllere, serinletmeli sevdaları. (daha fazla…)
Kalp, sağdaki vicdan ve irade, soldaki şeytan ve nefis cephelerinin ortasında boynu bükük itaat edendir…Emri ya nefisten alır, ya vicdandan. Vicdanın gelişmesini ve beslenmesini sağlayan iradedir. İrade ne kadar çalışırsa vicdan o kadar şuurlanır ve kalbe emir vermede o kadar güçlenir. Bununla beraber, vicdan ne kadar şuurlanır da kalbi iyiye yönlendirirse irade o kadar güçlenir. Kalp ise körü körüne bağlanandır. Aldığı emir doğrultusunda sonuna kadar gitmeyi arzular, emir ne olursa olsun. Ve bu emirler kalbi ya karartır, ya da inşiraha ulaştırır.
Öte yandan şeytan nefsin akıl hocasıdır. Şeytan nefse neyi ders verirse nefis onun için ağlayıp sızlar ve kalbe istediğini yaptırmaya çalışır. Nefis bir bebek gibidir. İstediği şeyi elde etmek için ağlar, irade karşı koyduğunda burnu yere sürter. Fakat istediğini her aldığında daha da güçlenir ve iradeye meydan okuması, üstün gelmesi muhtemelleşir. İstediklerini yaptıran nefis gittikçe güçlenir ve istediği verilmemek istendiğinde daha çok ağlar artık. Her seferinde ‘bu sefer son’ diye isteği yerine getirilen nefis artık zıvanadan çıkar ve bir süre sonra o isteğini vermeden rahat ettirmeyeceği hissine sürükler. (daha fazla…)
Share on Facebook Learn More
Yorumlar