Ask Kriteryası

Helal-haram nedir bilen ve evlilik çağına gelmiş bekârların en büyük sıkıntılarından biri de kendisine eş-lik edecek, iki dünya mutluluğunu paylaşacak eşini bulmaktır. Bunun için etrafındaki evli-bekâr birçok insana sorular sorar, sürekli bir arayış içerisinde olur bu arkadaşlar. Kriterler belirlerler kendilerine, sanki aşk için kriterler önemliymiş gibi. Hem aşık olmak istiyorken hem de hiç aşık olmamış veya olmuşlarsa da aşkı öğrenememiş olmanın cehaletiyle kriterlerde ısrarcı davranırlar. (daha fazla…)

Share on Facebook Learn More

Kısmet

Hani birşey lazım olmadığı zaman hiç dikkat etmeden geçersiniz sokakları ve o yüzden lazım olduğunda bulamazsınız ya bir tane bile eczane; aynen onun gibiymiş evliliğe talip olma çağı. Meğer en zor kararmış bu çağa gelene kadar verilenler arasında. Sevmek ne zor zanaat ve teslimiyet ne büyük nimet imiş meğer. Hem sevebilip hem sonra hayallerde mutlu olma inancına sahip olabilmek şartının aranacağını söylemedi hiçbir büyük. Büyükler… Ne kadar küçük şeylerle uğraşıp gözardı etmişler nasihatleri ve zamanında etmeyi nasihat.

Meğer yaşanacak olanlar için cevapları kendi ve zamanı diye düşündüğü zamandan önce aramalıymış insan. Tıpkı ölmeden önce ölmek gibi hazırlanmalıymış sevmeye. Kalbi korumalı, zihni duru tutmalı ve geldiğinde sevmeliymiş hiç çaba sarfetmeden. Kötü zaman, kirli kalpler, kuru gönüller… (daha fazla…)

Share on Facebook Learn More

Zevk-ilim

Aşksız bir sabaha uyandığında aşkın zevkini yaşatacak kadar güzel olandır İstanbul. Sevgili kadar şefkatli, ruhlara heyecan veren bir bayram sabahı kadar nur yüzlü, gökyüzünde bir başka mavilik, aşkın somutlaşan en güzel yüzüdür İstanbul. Yaklaştıkça denizine sahil olur gönüllere, yanaşan her vapurdan duygular akar iskelelere ve kuşları başka nağmelerle karşılar her hezeyanlı günbatımında. Bir başkadır İstanbul, her gönülde aşk olup, tarihin hançerlerine göğüs gerebilecek kadar cesur şehri Anadolu’nun. Sevenlerine annenin buğulu gözyaşlarıyla merhamet gösteren ilim şehri… Zevk ve sefa ile her gün kan damlıyor yaşlı gözlerinden, akan her kanda tarihten hatıralar. Güzeller güzelinin yüzüne hiç yakışmıyor maskeler, makyajlar ve patavatsız gülüşler; isyankar bir ruh haletiyle yorgun ve mahzun şimdi. Ümidiyle yaşıyor eski günlerin, Fatih’in ilk gününü düşünerek geçiriyor her geceyi, sabrediyor sonsuz bir metanetle. Islak gözleri, yaşlı kalbi, utangaç yanakları… Aşk bekliyor ve aşkla bekliyor yine boğaz aşıklarını… Uyudu yine… Şşşşşşt…

Mustafa Gerdan

Share on Facebook Learn More

Allah Korkusu

gunahAllah korkusunun ne olduğunu anlamak için önce Allah’ı sevmenin nasıl birşey olduğunu bilmek gerekir. Allah sevgisini anlamak için ise, bunu bir sevenden dinlemek değil, Allah’ı sevmek gerekir. Allah’tan korkabilmek için de Allah’ı sevmek gerekir. Sevdiği için korkar, sevdiğinden korkar insan. Sevdiği kırılmasın diye korkar ve bu kastedilir Allah korkusundan. (daha fazla…)

Share on Facebook Learn More

Çoktan Seçmeli Aşk

adsızÇoktan seçmeli aşklar yaşarken boş bırakırsın tüm soruları. Kapatırsın kalbinin tüm kutucuklarını bomboş ve her yanlış bir doğruyu götürür, sanki yanlışlar kadar doğrularımız varmış gibi. Terazinin tarafları eşit olacakmış gibi gelir hep, uzar dersler, uzar imtihan sabahları. Daraldıkça tuzsuz gözyaşları, şekerlenir baldan sözler, devrilir tüm devrik cümleler. Boş kağıtlardaki tüm resimler kadar sadeleşir kanamalar, ağlayan gözler görülmez olur seher çığlıklarında. Hakkında konuşmak imtihanların ülfet yağdırır kalbimin çorak topraklarına; ıslanır hayalî bulutlarım, dağılır duygularım. Dinime edilen her küfür acıtır yüreğimi, umudum kaybolur küfre meyyal bakışlarda. Zulüm, derde uzak kalplere yazılan bir şiir gibi terk edilmiş en tesirsiz ders olur hayatlara. Zalimin tırnaklarından damlayan kanlar bir çocuğun kalbinden, kanatır yüreğimi, ağlarım. Hayat bu sırada yanlışları doğrulardan çok, ve birçok boş bırakılan soruyla tüketilen zor bir imtihan. Sonu selamet ola…

Mustafa Gerdan

Share on Facebook Learn More