Deneme

Izmir’de Nurlu Gece ve Rahmet

 

Cumartesi gecesi İzmir’deki evimde yatsı namazımı eda etmeden uyuya kalmıştım. Gece 2’de sokaktaki sarhoşların bağırışlarıyla uyandım. Bir araba dolusu sarhoş genç sokağın ortasında arabayı durdurup dışarı çıkmış ve avazı çıktığı kadar apartmanlara bakarak bağırıyordu. Ne dedikleri anlaşılmayan gençler herkesin uykusunu böldükten sonra arabalarına binip uzaklaştılar. Sonrasında abdestimi alıp yatsı namazımı eda ettim ve yatağımın köşesine oturdum. İçimden bir şeyler okumak geldi. İrkilerek uyandığım için uykum da kaçmıştı, bir şeyler okumak iyi de olurdu. Karanlık salona geçip kitaplığa gittim… Kitapların isimleri okunamayacak kadar karanlıktı ve nur külliyatının olduğu raftan rastgele bir kitap seçip rastgele bir sayfasını açıp okumaya karar verdim. Çektim bir nurlu kitap ve nur külliyatının, gayba dair hakikatleri anlatan Sikke-i Tasdik-i Gaybî adlı eseri geldi elime. Odama doğru yürürken rastgele bir sayfa da açtım ve Üstad hazretlerinin Regaib ve Miraç hakkında yazdığı mektuplarından Beşinci Nokta ile başlayan sayfa açıldı. Üstat Hazretleri Leyle-i Regaib’de bir süredir süren kuraklık sonrası herkesi hayrete düşürecek kadar çok yağan yağmurun rahmet olmasından ve Risale-i Nur hizmetlerinin bu rahmete sebeplik olmasından bahsediyordu. Hemen arkasından gelen mektupta da Üstat Hazretleri aynı rahmet tecellisinin Leyle-i Miraca isabet etmesi sonrası şunları söylüyor:

Doksan dokuz gün içinde yalnız Leyle-i Regaip ve Leyle-i Miraca yağmur rahmetinin tevafuku ve o iki gece ve güne mahsus olması, daha evvel ve daha sonra olmaması ve ihtiyac-ı şedidin tam vaktine muvafakatı ve Miraciye Risalesinin burada çoklar tarafından şevkle kıraat ve kitabet ve neşrine ras tgelmesi ve o iki mübarek gecenin birbiriyle bir kaç cihette tevafuk etmesi ve mevsimi olmadığı için acip gürültülerle, söylenmeyecek maddi manevi zemin gürültüleriyle feryatlarına tehditkarane ve tesellidarane tevafuk etmesi ve ehl-i imanın meyusiyetinden teselli aramalarına ve dalaletin savletinden gelen vesvese ve zaafiyetine karşı kuvve-i maneviyenin takviyesini istemelerine tam tevafuku, bu geceler gibi şeair-i İslamiyeye karşı hürmetsizlik edenlerin hatalarına bir tekdir olarak, “Kainat bu gecelere hürmet eder, neden siz etmiyorsunuz?” diye manasında, kesretli rahmetle şeair-i İslamiyeye karşı, hatta semavat ve feza-yı alem hürmetlerini göstermekle tevafuk etmesi, zerre miktar insafı olan bilir ki, bu işte hususi bir kasıt ve irade ve ehl-i imana hususi bir inayet ve merhamettir; hiçbir cihetle tesadüf ihtimali olamaz.”

Ben de o gece bu iki mektubu okuduktan hemen sonra yağmurun başladığına şahit oldum ve rahmete vesilenin Risale-i Nur okumaklık olduğuna inandım, tesadüf olamaz dedim. Yağmurda ıslanmasak da rahmet nurları tüm gaflet ve kirler üstüne yağmaya devam ediyor ve edecek. Ta ki Allah’ın vaadi tamamlansın ve her gönül O’nun aşkıyla dolsun.

Allahım, bizi saadet, selâmet, Kur’ân ve imân ehlinden eyle.”

Âmin.

Allahım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, indiği günden itibâren tâ kıyâmete kadar, onu okuyan her okuyucunun her kelimesini okuması esnâsında Allah’ın izniyle hava dalgalarının aynasına yansıyan bütün Kur’ân kelimelerinin bütün harfleri adedince salât ve selâm eyle. Bize, anne ve babamıza, erkek ve kadın bütün müminlere bu salavâtlar adedince merhamet et. Bunu rahmetinle yap, ey merhametlilerin en merhametlisi! Duâmızı kabul buyur. Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.”

Âmin.

Mustafa Gerdan

Share on Facebook

1 Comment

  • Serap.

    1

    S.a. MaşAllah Demekle yetinemeyeceğim gerçekten inanılmaz güzel bir yazı olmuş...Rabbim devamını getirmeyi nasip etsin inş. okurken çok etkilendim Serap bunu çok beğendi ... Yaradana emanet ....

Leave a reply

Fields marked with * are required