Izmir Bir Guzel Sehir
Bir hafta boyunca aynı yere aynı hatta çalışan dolmuş-taksilerle gittim İzmir’de. İlk 3 gün araca her bindiğimde ‘Selamünaleyküm’ dedim, fakat kimse cevaben bir şey demedi. Dördüncü gün bindiğimde ‘merhaba’ demek de olabilir, en azından karşılık alırım diyerek düşündüm ve öyle de yaptım. Fakat bu sefer de karşılığında ‘aleykümselam’ dedi şoför arkadaş. Hafif gülümseyip geçtim tabi ama içime dert oldu bundan sonra nasıl devam edeceğim diye.
Bir süre Amerika’da bulundum. Orada insanlar herhangi seyahat aracındayken yanlarındaki insanlarla çok rahatlıkla konuşabiliyordu. Hatta hiç tanışmaya dahi lüzum duymadan, konuşup konuşamayacağını sormadan, bir mimik dahi beklemeden direkt olarak konuya girebiliyordu. Bir nevi insanlar aynı ailenin bireyleriymiş gibi çok rahat iletişim kurabiliyor, dertlerini ve sevinçlerini paylaşabiliyordu. Bu durumun her zaman medeni olma göstergesi olarak güzel bir örnek olduğunu düşünmüşümdür. Kimse kimseye kötü gözle bakmaz, ancak her zaman da güvenlik tedbirlerini alır. Böyle bir toplum birbirinin hak ve hukukuna saygı gösterir, huzurlu toplumun temelleri atılmış olur.
İzmir’e geri dönecek olursak, deniz manzarasıyla, güzel parklarıyla, ulaşımda rahatlığıyla hoş bir şehir. Anadolu insanı için çok da hoş olmayan bir imaja sahip olsa da, zamanla hem İzmir insanının Anadolu insanına karşı inkâr edilemeyecek önyargılarının ve hem de Anadolu insanının İzmir insanlarına karşı önyargılarının kırılarak bir kaynaşma olacağına ve bu güzel şehri daha da güzelleştireceğine inanıyorum. Nasıl ki bir İngiliz kendi diliyle selam verdiğinde ayniyle karşılık veriyor ve ona uyuyorsak, ki doğrusunun da böyle olduğuna inanıyorum eğer o dili biliyorsak; aynı şekilde her inancın da bir dili olmakla birlikte, o dili biliyorsak selamına da ayniyle karşılık vermemiz medeni ve hoşgörülü olmanın gereğidir. Kaldı ki yukarıda verdiğim yaşanmış örnekte verilen Allah’ın selamıdır. Madem ki bu selamı almayan İzmir insanları da Müslüman olduklarını söylüyorlar ve buna inanıyoruz; o zaman Allah’ın selamını alma konusunda önyargılı olmak ve istemli şekilde bu selamı almamak bir hoşgörüsüzlük örneği olmakla birlikte, dine veya dindara da bir düşmanlık göstergesidir ki medeni bir toplum olma yolunda büyük bir kaya gibi çöker yolumuza.
Akif’in bahsettiği tek dişi kalmış canavar medeniyetlerin halkları canavarlıktan çıkıp hakiki medeni olmaya geçmekte şuan. Hükümetleri ise artan bir canavarlıkla yollarına devam ediyorlar. Biz Müslüman toplumlar ise ne yazık ki halk tabakasında bir canavarlaşma dönemi yaşıyoruz. Aşikar olan sırrımız hakikatlerinden uzaklaştıkça canavarlaşıyor, bizden beklenenleri yapmamakla birlikte hiç beklenmeyen hallerin ilk akla gelen temsilcileri olma yönünde ilerliyoruz. Güzelleşenlerimiz çok güzelleşiyor olsa da, çirkinleşenlerimiz haddinden fazla ve umut kırıcı. Kırık umutlarla yolumuz hakikattir deyip, günahlara bulana bata ve başka hakikat yoktur diyerek kulluğumuza devam ediyoruz. İnşaallah her günümüz bir öncekinden daha güzel oluyordur ve olacaktır.
Mustafa Gerdan
Share on FacebookLeave a reply
Fields marked with * are required








4 Comments
25 Ocak 11 at 2:58pm
1
Tebrik ederiz. Kısaca İzmir'e güzel bir şekilde anlatmışsın.
17 Mart 11 at 12:23am
2
Cok guzel anlatmissin. ..............ama.... Izmire Izmir demem kordonsuz ;)
02 Nisan 11 at 12:13pm
3
Guzel bir anlatim dili kullanmissin bravo,ama özeleştiri babinda biseyler soylemek lazimsa eğer;genele,ötekileştirme yapman diyalogu bloke eder ki yazinin sonunda ki temennilerin diyalogla gelisir, birkac stresten bunalmis taksicinin dangalakligiyla tahlil yapmanin cok dogru olmadigini dusunuyorum medeniyetler besiğini:))
15 Şubat 12 at 2:28pm
4
izmiri güzel anlatmışssın korkak değil keyifçidir izmir,ömrü upuzun ve alabildigine renkli bir şehirdir