Ben ölüyorum.
Her gün ölmeyecek gibi yaşarken, hiç farkında olmadan ölüyorum. Ev sahibi olmaya çalışırken, son model bir arabanın hayalini kurarken, her an ölüyorum aslında.
Annemin yüzüne bakarken ölüyorum. Babama gelecek planlarımı anlatırken aslında yaşamaktan uzaklaşıyorum her saniye.
Televizyondaki her acı haberi dinlerken, uyanırken çok güzel bir sabaha ve arzularken her gün bir gün daha yaşamayı, ölüyorum.
Hiçbir hastalığımın olmadığını düşündüğüm her an ve hep böyle sağlıklı yaşayacağım ümidiyle, belki hiç farkında olmadan yaşıyorken, ölüyorum aslında.
Her gün takım elbisemi giyerken ölüme gidiyorum, farkında değilim. Bir bomba patlıyor yan sokakta, insanlar ölüyor, ben ölüyorum.
Her gün hiç ölmeyecek gibi yaşarken aslında ölüyorum her gün. Her aldığım nefes ölümün habercisi ve attığım her adım ölüm saatinde bir yelkovan hareketi.
Kurduğum hayaller yaşama dair iken aslında, hayatın ölünce başlayacağını unuttuğum her gün ölüyorum. Gerçek hayattan güzel anlar çalıyorum yaşıyorken bağlanarak tüm faniliklere.
Kopardığım her takvim yaprağındaki güzel sözlerden uzak yaşayarak yırtılıyor bir parçası hayatımın ve ben ölüyorum.
Uzak yaşayarak bana yakın hislere ve yakın kalmak için ölesiye gayret ederek bana uzak sevdalara, ben ölüyorum.
Süleyman Demirel bile ölecek, yemin ediyorum. Ama bunu dahi bilerek ölmeyecekmiş gibi yaşayarak ölüyorum her gün.
Ben her gün ölüyorum, farkında değilim. Çünkü ölümle hayat bulacağımı yeterince bilmiyor ve idrak edemiyorum. Ölmeyi arzuladıkça hayatım can bulacak, ve ölünce dirileceğim, inanıyorum.
Biz, hepimiz, ölüyoruz; farkında değiliz.
Mustafa Gerdan
Share on Facebook
her an olmek fikri…hosuma gitti…
çok güzel olmuş…